Köpek deyip geçmemek lazım. Bildiğiniz gibi çok çeşidi vardır.
Bunlar her yerde karşınıza çıkar, güzel kemik yalarlar. Sahibinin her
dediğini yapan iki ayak üstü ateşte duranları vardır. Sahibinin
yatağına gireni mi ararsın,sahibini ısıranıda gördük. Sonra nemi olur
sokağa atılır bakımsızlıktan uyuz kapar, sesi cılız çıkar. Sonunda da
kahrından geberip gider. Kuduz olanları vardır en tehlikeli
olanlarıdır. Her köşeden çıkarlar, yok olup gideceğini bilir. Etrafıma
ne kadar zarar verirsem kardır diye kimi bulursa saldırır. Sinsi
köpekler vardır ki sessizce arkadan gelir ve ısırır. Karşısına çıkan
güçlü birinden daima çekinir, kuyruğunu bacağının arasına alır ve
çalılığın arkasına kaçar. Dişi köpekler kuyruk salladımı peşine
erkek köpekler takılır. Sokak ortasında saatlerce zevk-i sefa yaparlar.
Bazıları da onlara gıpta eder, aynı şeyleri yaşamak ister. Kimi
köpekler yalılarda, malikhanelerde yaşarlar. Tüyleri parlak, renkleri
sarışın, gözleri mavi, dişleri sivri, dilleri uzun, enseleri
kalındır.Yüksek duvarların arkasında sesleri gür çıkar. Ama sokağa
çıkmaya korkarlar, halkın arasına giremezler.Çünkü bilirler sıska
çelimsiz biri onu halleder. Hariçten gazel okuyan köpekler vardır
ki o köpeklerde bir yerden havlama duydu mu başlar kendiside havlamaya.
Oysa neden havladığını bile bilmez. Köpeklerin eğitilmeleri
basittir. Sokakta bulduğunuz bitli uyuzlu köpeği tedavi edip, karnını
doyurup, barınak yapıp, eğitir, istediğiniz gibi tepe tepe
kullanırsınız. İstediğiniz kişiye saldırtırsınız. Çünkü o bir itoğlu
ittir. İti nereye götürürsen götür ittir. İtten hiç kuzu düşermi? İtten
it düşer. Köylüden yana toprak görmemiş, İçkiden gayrıya dudak sürmemiş, Ömür boyu serçe bile vurmamış, Beni vuracakmış bak ite hele...
|