12 Haziran 2011 Pazar günü yapılacak Milletvekili Genel Seçiminin Ülkemiz, İslam âlemi ve bütün insanlık için hayırlara vesile olmasını Cenab-ı Hak’ tan niyaz ederiz. Her seçim önemlidir. Bu seçim çok daha önemlidir. Çünkü bu seçim, tarihimizin en kritik döneminde yapılmaktadır. Aşağıdaki sorunlar ülkemizin geleceğini tehdit etmektedir. 12 Haziran 2011 Genel Seçimde verilen karar ile ya aşağıdaki sorunlara çözüm üreten bir iktidar belirlenecek; ya da bu sorunları üretenlerin iktidarları devam ettirilecektir. Ülkemizin geleceğini tehdit eden bazı sorunlar aşağıda sırlanmaktadır: · Ahlaki ve manevi değerlerimiz tahrip edilmektedir. · Milli birlik ve bütünlüğümüz tehdit altındadır. · Ülkemiz ekonomik açıdan dışa bağımlı hale getirilmiştir · Ülke kaynaklarımızın büyük bir bölümü yabancıların denetimine geçmiştir. · Bankacılık sektörünün % 60’ı yabancıların eline geçmiştir. · Menkul Kıymetler Borsası’nda yabancıların payı % 70’in üzerine çıkmıştır. · Milli gelirimizin önemli bir bölümü, yabancı şirketler tarafından faiz ve kâr olarak yurt dışına aktarılmaktadır. · Ekonomimiz rakamsal olarak büyürken halkımız yoksullaşmakta, ülkemiz geriye gitmektedir. · Dünyanın 17. ekonomisine olduğumuz söylenmesine rağmen, gelirimizin önemli bir kısmına yabancılar ortak edildiğinden gelişme düzeyi açısından ülkemiz 83. sıradadır. Bu sorunlara çözüm üreten bir iktidar, 12 Haziran 2011 tarihinde yapılacak Milletvekili Genel Seçimi ile iş başına getirilmez ise, Türkiye’nin geleceği tehdit altında kalacaktır. Bu seçimde milletimiz, ya kendi inancı ve düşüncesi olan Milli Görüş’e oy verecek, Saadet Partisi’ni iktidara taşıyarak “Yeniden Büyük Türkiye’nin İnşası”nı başlatacaktır; ya da ülkemizin kaynaklarını ırkçı ve tekelci emperyalizme aktaranları iktidara taşıyacak ve ülkemizi yarı sömürge haline dönüştürecektir. Oylarımızla ya saadet ve izzeti tercih edeceğiz ya da sefaleti ve zilleti… Saadet Partisi olarak açıkça ilan ediyoruz! Bizim iktidarımızda mağdur toplum kesimlerine insan gibi yaşamaları için kaynak aktarımı yapılacaktır. Bu popülist bir politika değil, adil bir ekonomik sistemin en temel gereğidir. Daha önce ekonomik programımızın adalete dayalı olacağını söylemiştik. Toplum kesimlerine haklarını vererek sadece adaleti tesis etmiş olmayacağız, aynı zamanda ekonomiyi de canlandıracağız. Toplum kesimlerinin alım gücünün yükselmesi piyasayı canlandıracak, esnafımızın yüzünü güldürecek, bu da üretimi ve istihdamı artıracaktır. Saadet Partisi talebi kısarak enflasyonu kontrol etmeyecek, üretimi artırarak fiyatların düşmesine ortam hazırlayacaktır. Sermaye sahiplerinin üretim yapmadan servetlerini artırma yollarını kapatacak; üretim yaparak zenginleşmenin yolunu açacaktır. Saadet Partisi bunları yapabilir, başarabilir. Hafızalar yoklansın, Milli Görüş kadrolarının daha önce merkezi hükümet ve yerel yönetimlerde yaptıkları hatırlansın. Bizde bütün bunları yapacak bilgi, tecrübe, kararlılık, heyecan ve inanç var. Esasen her şeyin başı niyettir, zihniyettir, tercihtir ve bunları uygulama inancı, azim ve iradesine sahip olmaktır. Diğer partiler, IMF'nin dayattığı ekonomik programa uyacaklarına dair sözler veriyorlar, yeminler ediyorlar. Saadet Partisi olarak: IMF'nin dayattığı programı iptal edeceğiz, rant ekonomisine son vereceğiz, Post Modern Sömürgeci kuşatmayı kıracağız. Milli Politikalar uygulayacağız. Ülkemizi felakete sürükleyen ve yolsuzluklara bulaşan şebekelerin devlet ile olan bağlantılarını kesecek ve adalete teslim edeceğiz. |