YAZMAYA DEVAM EDECEĞİM...

Bugüne kadar hep yazdım, çizdim. Yazdıklarım karın doyurmadı, dost da kazandırmadı… Dost kazandırmadığı gibi hasım sahibi etti. Ama her şeye rağmen bir kere kokusunu almıştım o mürekkebin. Sanki yazmak için doğmuşum gibi kendimi hep yazmaya mecbur hissettim.

Yazma eylemini bırakmam için, korkutuldum, yumruk yedim, küfür işittim, itildim kakıldım, azar işittim; yine yazdım.

Tehdit edildim;yazmayı bırakmadım..Gazeteyle ilişkimin kesilmesi için ne teklifler yapıldı,yine de yazdım çizdim.

İktidar partisinden bir sürü lüzumsuz sözlerle muhatap oldum.Vekili bıraktık,Danışmanları ve sekreterleriyle savaş  ilan edecek durumlara geldim!...

İktidar vekilleri çalıştığım kurumlarda şahsıma baskı yaptırdılar, ama yinede yazdım…

Ekmeğimin elimden alınmasıyla korkutuldum ki; bu benim en zayıf yanımdı ama yine yazmaktan vazgeçiremediler beni.

Yazma eyleminin benim için artık karın doyuramayacağını bile bile, hatta bu uğurda aç ve susuz kalma pahasına da olsa yazmanın cilvesine katlandım ve yazıyorum.

Yazı yazmanın cilvesine katlandım, katlanıyorum çünkü yazı yazmayı sevdiğim gibi yazı yazmanın zorluklarını da sevdim. Sevmenin ötesinde yazı yazma bağımlısı oldum…

Uğruna dünyanın şatafatlı yaşantısını feda ettiğim yazılarım yarın bana nasıl şahitlik edecekler, bilemiyorum. Ancak bildiğim bir şey var ki; yazma eyleminin o muhteşem tahtında oturan birisi olarak kalemim, bugüne kadar olduğu gibi bundan böyle de mazlumdan yana, zalime karşı haykıracaktır…

Ne pahınsa olursa olsun ben hep mazlumun sessiz çığlığı olmaya gayret edeceğim.

Devlet kurup, devlet yıkmasam da birilerinin hep korkulu rüyası olmaya devam edeceğim.

Minnete muhtaç olmayacağım, namerde minnet duymayacağım…

‘’Dost’’  bildiklerim tek  tek bırakıp gitse de ben kalemimle baş başa kalacağım

Ziyaretçi : 124782 Sayfa Gösterimi : 227911 Online : 3